eksik bir şey

Originally posted on ev kuşu ve sokak kedisi:
2 yıl önce bugün instagram hikayesi olarak paylaşmışım bu fotoğrafı. halbuki daha dün gibi hatırlıyorum her şeyi. kasım ayı. yüksek lisanstan resmi olarak mezun olduğumu öğrendiğim gün gergin bekleyişlerimden biri sona erdi. sanki sırtımda büyük bir çuval tuz taşıyormuşum aylardır da tepeden tırnağa yanmışım. mevsim kış…

kelimelerle yıl sonu raporu

sanki hiç geçmeyecekmiş gibi hissettiğim -bu tabir çok hafif kalsa da- bir kalp kırıklığı üzerine dünyayla alakamı mümkün mertebe kesmeye çalıştığım bir dönemdi. çaresi yoktu, kedi gibi kendi yaramı kendim yalaya yalaya iyileştirecektim. nasıl tahammül edilirdi kaburga kemiklerinin aldığın her nefesle şişen ciğerine batmasına, bir türlü derin derin nefes alıp verememeye; alışılır mıydı böyle yaşamayaOkumaya devam edin “kelimelerle yıl sonu raporu”

uçurtmalar

iyi geceler sevgili okuyucu kim olduğunu ve nerede yaşadığını bilmiyorum tıpkı yaşamını anlamlı kılan şeyin ne olduğunu bilmediğim gibi. bana gelince, kim olduğum sorusuna verecek ismimden öte bir cevabım hala yok. inanır mısın nerede yaşadığım bile muallak. göç’ü yazdığımda bu şehre yeni gelmiştim, geçici olarak bir yerde kalıyordum ve başımı sokacak kalıcı bir yer arıyordum.Okumaya devam edin “uçurtmalar”

yaz mevsiminin başlangıcı

günaydın sevgili okuyucu, saat 5:14 am. yılın en uzun gününün ilk saatleri. iki saatlik uykunun ve iki saatlik uykusuzluğun ardından yazıyorum size. inanalım soğuk mevsimin başlangıcına diyen sevgili füruğ’u* yad ediyorum bu yaz mevsiminin başlangıcında. hava soğuk ve yağmurlu. tam da şu anda hazır kimsecikler de yokken etrafta pijamalarımla dışarı çıkıp sırılsıklam ıslanmak geliyor içimden.Okumaya devam edin “yaz mevsiminin başlangıcı”

insan olmak

havadaki kasvetin kasım ayını aratmadığı bir haziran gününden yazıyorum. pencere kenarındaki fesleğen ara sıra sanki parfümmüş de bir fıs sıkılmış gibi davranıyor. bir de kaktüs ve sukulent var aynaya bakan. evet ayna koydum yanlarına çünkü o kadar güzeller ki güzelliklerini seyre koyulmak isteyebilirler. benim mi allahım bu çizgili yüz deyip aynalara düşman olacak halleri yokturOkumaya devam edin “insan olmak”

yol hali

merhaba sevgili okuyucu, bugün iki haftalığına misafirliğe geldiğim arkadaşımın, meltem’in, evinin yirminci gününden yazıyorum size. evet bildiniz çünkü tavan penceresi. hayır değil. sürekli kontrolüm dışı birşeyler oldu. en son tam bilet almışken hafta sonu evde başkalarının olacağını öğrendim. hafta içi de her gün toplantılar, eğitimler, konferanslar olacağı için yolculuk yapma fırsatım olmayacak gibi duruyor. meltemOkumaya devam edin “yol hali”

rüyalarım olmasa

evine ilk görüşte aşık olduğum bir arkadaşımın misafiriyim bu günlerde. yatak odasında tavan penceresi var. nedir bu tavan penceresi ne işe yarar deseler ruhu özgürleştirmek için yapılır derdim. gerçi ruh zaten alabildiğine özgürdür de işini kolaylaştırır yani diye de eklerdim muhtemelen. rüyalarımızda ruhlarımızın gezdiği doğruysa eğer. ve tabi bir de hayaller var. ruhlarımızı zamandan veOkumaya devam edin “rüyalarım olmasa”

modern zaman mülahazaları

henüz kendi kendime dahi toparlayamadığım fakat görünür kılınmak için bunu bekleyemeyecek kadar sabırsızlanan huzursuzluklar var içimde; cevabını bilmediğim, tehlikeli sularda yüzüyor olabilir miyim diye hafif bir ürperti veren ama yine de kendimi alamadığım sorular. bir modern zaman insanı olarak dünyanın öbür ucunda kanat çırpan kelebekten yahut yenilen yarasadan haberim var. yemek bulmak için avlanmıyorum, herOkumaya devam edin “modern zaman mülahazaları”

kuşlar

sevgili kuşlar, bana bir özür borçlusunuz beni hep kandırdığınız için, bana da aşk olsun size hep inandığım için. olağanüstü sıradan bir karantina günümü kapatmak üzereyken öyle güzel ötmeye başladınız ki perdeyi kapatacağım diye gittiğim pencerede camı açıp kenarına da bir güzel oturmuş sizi dinlerken buldum kendimi. gün batımı da suç ortağınızdı. gökyüzü müydü alev alanOkumaya devam edin “kuşlar”

karantina günleri

evde kaçıncı günüm olduğunu bilmiyorum artık. rahmetli barış manço da mı böyle saymamıştır köyden göçtükten sonraki yılları. şubattan beri takip ediyorum virüs haberlerini ve an itibariyle mart sonundayız. fi tarihinde birisine demiştim ki, kış ne kadar uzun ve çetin geçerse geçsin bahar mutlaka gelir. dünya virüsle boğuşurken de bahar yine geldi. güneş gülümsemeye, çiçekler açmayaOkumaya devam edin “karantina günleri”